ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2011 Perşembe

Şeytanın bacağını kırdık

Yaklaşık 3,5 ay önce başlayan ek gıda maceramız benim için her geçen gün daha da işin içinden çıkılmaz bir hal almaya başlamıştı. İdil’e hiçbir şey yedirememek hem anne sütünün artık tek başına yeterli olmayacağını düşünmemden kaynaklı acaba yeteri kadar beslenemiyor mu endişelerini beraberinde getiriyordu, hem de bütün o uğraşlarımın boşa çıkması sonucu ister istemez bende bir sinir bozukluğu yaşatıyordu.

Fark ettiniz mi bilmiyorum ama –di’li geçmiş zaman kullanıyorum çünkü sanırım biz artık şeytanın bacağını kırdık! Yaklaşık bir haftadır İdil yemek yemeye başladı. Belki hala çok iştahlı değil, hala tabağındakilerin yarısı kalıyor ama neredeyse her şeyi reddeden kızım artık az da olsa yemek yemeye başladı. Bu bile benim için bir muzice. Üstelik içimdeki o güzel ses, günden güne daha da iyiye gideceğini söylüyor. Birkaç gündür bu yazıyı yazmak istiyordum ama ne yalan söyleyeyim korkumdan yazamadım. Ne zaman kızımla ilgili olumlu giden bir şeyi dile getirsem ertesi gün bir anda tersine dönüyor. Umarım bugun bu satırları yazdığım için yarın hiçbir şey yemeyen İdil geri gelmez… Çünkü biz böyle çoooook mutluyuz

Darısı uykularımızın başına…

Bu arada minik kızım yemek yemeye başladı ya, üstteki iki dişi de çıktı daha iyi yiyebilsin diye

4 Ekim 2011 Salı

Bababababa...

Zaman ne de çabuk geçiyor ben farkına bile varamadan. Tam 7 aydır kalbim bir başka çarpıyor. Mutluyum ben; onu ellerimle büyüttüğüm için, onunla birlikte büyüdüğüm için... Nasıl bir duygudur ki bu, bir çığ gibi büyüyor sevgisi içimde her geçen gün. Bazen yorulduğumu hissettiğimde bir an önce uyusun diye gözlerine bakarken,  biraz uzun uyuduğunda onu koklayıp öpebilmek için uyansın diye beklemek mi annelik dedikleri acaba?

Dedim ya, bugün 7 aylık oldu benim kızım… Hem küçücük hala, hem kocaman. Hatta o kadar kocaman bir kız oldu ki, üç gündür bülbül gibi şakıyor resmen. Tamam kabul ediyorum, çok uğraştım önce anne demesi için ama o tam üç gündür dur durak bilmeden, bir şeyleri başarmış olmanın verdiği o en büyük keyifle ‘bababababababa’ diyor.

Bir de kime çekmiş bilinmez, çok inatçı, çok asi bir kızım var benim. Yapmak istemediği hiçbir şeyi yapmıyor. Oyunla bile yaptıramıyoruz çoğu zaman istemediği bir şeyi. Bu aralar en nefret ettiği şey ana kucağında oturmak.  O kadar direniyor ki oturmamak için, öyle bir köprü kuruyor ki, oturtabilene aşk olsun! O kadar geriyor ki kendini, zorlamak da mümkün değil, beline bir şey olacak korkusuyla.

Hala desteksiz oturamıyor, zaten oturmayı da sevmiyor. Oturtmaya çalıştığımda ayakları ile yerden güç alıp ayağa kalkmaya çalışıyor sürekli. Bu gidişle, oturmayı öğrenmeden ayağa kalkacak benim kızım.


Ek gıda maceramıza gelince; hala yoğurt yemiyor, meyveyi ise canı istediği kadar yiyor. Ben de iyice soğutmamak adına hiç zorlamıyorum. Bu ay kahvaltıya, sebzelere, çorbalara başlayacağız. Bakalım ilerleyen günlerde bizi neler bekliyor…

23 Eylül 2011 Cuma

Yer misin, yemez misin?


6 ayı doldurmamızla beraber ek gıda maceramız başladı. İdil’in sadece anne sütü alması ve kilosunun fazla olması sebebiyle ilk ay sadece meyve püresi ve yoğurt ile başladık. Biz öyle başladık ama İdil hanım sadece meyve püresi ile başladı diyebiliriz aslında. Sevmedi kızım yoğurdu. Kendim de mayalasam, hazır da alsam, içine meyve püresi de katsam, pekmez de katsam fayda etmedi. Belki sevmedi ama annesi de pes etmedi henüz. Denemelerimiz tüm hızıyla devam etmekte… Bu arada mama sandalyesinde oturmayı çok sevdi İdil… Kim bilir belki sevgili kuzeni Nilsu’dan kızıma armağan olduğu içindir…